top of page

Yenikapı Mevlevihanesi

"Itri’den Dede Efendi’ye, Osmanlı musikisinin ve sanatının kalbinin attığı; İstanbul’un en büyük ve en köklü kültür ocaklarından biri."

Yenikapı Mevlevihanesi: Musiki ve Aşkın Demlendiği Ulu Dergah

İstanbul surlarının hemen dışında, Merkezefendi’nin manevi iklimine komşu olan Yenikapı Mevlevihanesi, 1597 yılından bu yana "Asitane" (Konya) ve Galata’dan sonra Mevleviliğin en önemli üçüncü büyük merkezi kabul edilir. Burası sadece dervişlerin çile doldurduğu bir ibadethane değil, aynı zamanda Osmanlı güzel sanatlarının, bilhassa musikinin en üst düzeyde icra edildiği bir "gönül akademisi"dir.


Bir Medeniyet Konservatuvarı

Yenikapı Mevlevihanesi, tarih boyunca adeta bir devlet konservatuvarı gibi çalışmıştır. Türk musikisinin dahi ismi Hammamizade İsmail Dede Efendi, o meşhur eserlerini bu dergahın hücrelerinde, çile doldururken bestelemiştir. Buhurizade Mustafa Itri Efendi ve Şeyh Galip gibi dev isimlerin yolu bu dergahtan geçmiştir. Semahanesinin kubbesinde yankılanan sadece "Hu" sesleri değil, yüzyılların birikimi olan bir medeniyetin en zarif notalarıdır.


Mimari ve Ruh

Geniş bir avluya yayılan külliye; Semahane, Türbe, Hünkar Mahfili ve Matbah-ı Şerif bölümlerinden oluşur. Galata Mevlevihanesi’nin aksine daha geniş, yatay ve ferah bir mimariye sahiptir. 19. ve 20. yüzyıllarda geçirdiği yangınlardan sonra aslına uygun olarak restore edilen yapı, sadeliğin içindeki ihtişamı yansıtır. Ahşap işçiliği, geniş saçakları ve dingin bahçesiyle ziyaretçisine "dünyadan kopuşu" değil, "özüne dönüşü" fısıldar.


Bugünün Penceresinden

Günümüzde bir kültür merkezi ve müze işlevi gören Yenikapı Mevlevihanesi, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi bünyesinde medeniyet araştırmalarına ev sahipliği yapmaktadır. Bahçesindeki sükunet ve mimarisindeki ahenk, fotoğrafçılar ve sanatseverler için ışıkla gölgenin, sesle sessizliğin dans ettiği eşsiz bir atmosfer sunar.

bottom of page